Suskunlar Romanında Gözünüzden Kaçmış Olabilecek 7 Gönderme

Okuyorum

Written by:

Suskunlar; İhsan Oktay Anar’ın  2007 yılında kaleme aldığı anlatmanın kifayetsiz kalacağı şahaser niteliğindeki romanı. Okuduğum kitapları bu platformda yorumlamaya çalışırım nacizane. Lakin Suskunlara ait bir inceleme yazısını bu bilgisizliğimle  yazmaktan  hicap duyarım.O yüzden  burada yazacağım araştırdığımda okurken benim de bazılarının gözümden kaçtığını gördüğüm Suskunlar romanındaki göndermeleri derlemektir.  Derlenen maddeler kitabın gidişatı hakkında bilgi içerdiğinden; kitabı okumadan bu yazıya devam edilmemesi önerilir.

 

1.Suskunlar ‘ın önemli figürlerinden biri olan Batın’ın oğlu Zahir;fikirleri; davranışları ve hayat hikayesiyle  Hz. İsa‘yı sembolize eder. Zahir’in çalgıcılara verdiği davetin Hz İsa’nın son yemeğine bir gönderme olduğu görülür. 

2. Doktor görünümünde olan Rafael’in üzerinde türlü deneyler yaparak adeta yaşayan bir ölü haline getirdiği Lazar’ı hatırlıyorsunuzdur. İşte kitapta geçen Zahir’in Lazar’ı bir anda iyileştirmesi hadisesi de İncil’de geçen Hz İsa’nın ölümden dört gün sonra dirilttiği Lazarusa göndermedir.

3.Dervişlere eziyet edip sonrasında tövbe ederek  hak yolunu bulan Nuvarif Bursevi Efendi’nin ve ondan intikam almaya çalışan dervişin hikayesi oldukça etkileyiciydi. İşte buradaki ‘Nuvarif’ Firavun kelimesinin tersten yazılışıdır. Bir dönem firavun gibi cani olan Bursevinin ters istikamette yol alarak doğru yolu bulmasının bu şekilde anlatılması oldukça hoş bir ayrıntıdır.

4. Kardeşini öldüren Kabil’in ilk cinayeti gerçekleştiren Adem Aleyhisselamın oğlu Kabil ile direk ilgili olduğunu zaten hepimiz anlamışızdır. Kardeşi Habil’i  öldüren Kabil’in kargadan esinlenerek cenazeyi gömmesi olayı da kitapta ”Karga adeta ”Toprağa göm! Toprağa göm!‟ diye çığlık atıyordu.” kısmıyla anlatılmıştır.

5. Eflatun’un biraz da fazlaca uzatılmış malum sesin kaynağını arama sürecinin altında aslında muhteşem bir uyanış yolculuğu yatmaktadır. Bu yüzden de yazar  bu yolculuğa diğer hikayelerden daha fazla yer ayırarak  önemini göstermektedir  Eflatun, bu yolculuk  boyunca 7 kişiyle karşılaşmıştır ve bunların her biri yedi ölümcül günahı temsil eder: öfke, açgözlülük, kıskançlık, oburluk, şehvet, gurur, tembellik. Yedisini de terk edebilen aydınlanır ve uyanır. Bu niyetle bu yolculuk tekrar tekrar okunmalıdır.

6. Cücenin çaldığı do ve fa diyez bileşimi müziğin music diabolicum olduğu görülür.   Vakti zamanında bu müzik fazlasıyla şeytani bulunup, kilise tarafından yasaklanmıştır. Bu yüzden de kitapta musikideki şeytan perdesi olarak değerlendirilir.

7. Sayılara özellikle 7 sayısına göndermeler de bir hayli fazla idi. Yedi müzisyen, yedi kahin hikayelerinde olduğu gibi sırlı kabul edilen yedi rakamı kitabın pek çok yerinde geçmekte. Tagut’un da şeytanı sembolize ettiği açıktı. Burada da Tagut’un kalbininin 666 dakikada bir atttığı ayrıntısı verilerek şeytanın sayısına atıfta bulunulduğu anlaşılmaktadır.

Eminim anlatılması gereken  daha pek çok detay ve gönderme vardır Suskunlar içerisinde. Benim en sevdiklerimdi yukarıdakiler.İhsan Oktay Anar kitaplarından daha çok öğreneceklerimiz var efendim.  Şimdi ise bize düşen bunları da heybemize katarak tefekkürle susmaktır. Zira susmak; gerçeği anlatmanın tek yoludur….

 

4 Replies to “Suskunlar Romanında Gözünüzden Kaçmış Olabilecek 7 Gönderme”

  1. serin dedi ki:

    bir edebiyatçı olarak inanılmaz güzel analizleriniz olduğunu söyleyebilirim özellikle kitapta vurgulmamışsınız burayı da ben vurgulıyım postmodernizm subliminal mesaj tekniğiyle Din küfre yakın bir şekilde gösterilmiş küfüre götürmüş kitapta bir çok yer ki bunu bütün postmodernizmi benimseyen yazarlar yapar Dini kitap yazıyormuş gibi yapıp küfre götürür yani dinden uzaklaştırırlar Çünkü onların anlattığı gibi din boş ve kof değil safsatayla falan dolu hiç değildir .Analizleriniz için kendi adıma teşekkür ederim

    • Mona dedi ki:

      İnceliğiniz için ben teşekkür ederim, kitabı okuduktan sonra araştırdığımda karşılaştığım göndermeler bunlar, birçoğunu okurken ben fark edememiştim. Vurguladığınız nokta önem arz ediyor gerçekten, hassas konular bunlar, dikkatle yaklaşılmalılar. Muhabbetle🌿🌿🌿

  2. serin dedi ki:

    Bu ciddi bir araştırma olmuş çünkü ben de hiç bir yerde görmemiştim bu tür yazan bir çok postmodersnist yazar içinde özellikle orhan pamuk kara kitapla Mesneviyi yazmaya çalışmış .Zaten romanda celal galipe döner ve rüya sevgi apartmanı falan Mesnevi de ki Şeyh Galiptei Hüsnü Aşka çok benzer …

    • Mona dedi ki:

      Doğrudur pek çok yazar son dönemlerde tasavvuftan beslenmeye çalışıyor, kimileri başarırken kimileri de maalesef sınıfta kalıyor. Kara kitabı okumamıştım, okursam mutlaka dikkat edeceğim..

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: