Ağlatan Kore Dizi Önerileri

Öneriler

Written by:

Ağlatan bir dizi neden önerilir demeyin, müptelası olanları tanıyorum. Seyrettiği dramın beklediği kadar  acıklı olmadığına üzülenleri  biliyorum. Hem ağlatacak kadar duyguları seyirciye aktarabilen bir yapımın es geçilemeyeceğini düşünüyorum. Ne zaman kendimde bir şükürsüzlük hissetsem  ben de bu tip dizlerden birine başlayıp halime şükrediyorum.

Listede yer alan diziler,  sıradan bir dram dizisi olmayıp her hatırladığımda  hala beni hüzünlendiren yapımlardır. Seyrettiğim zamanlarda da şahsımı hüngür hüngür ağlatarak bir hafta etkisinden  çıkartmamıştır. Başlarken bir kere daha düşünüp bu duygusal duruma hazır mıyım sorusu bünyeye mutlaka sorulmalıdır.

 

 

8.Secret  Love(2013)

Ülkemize Meryem adıyla uyarlanan Secret Lovedizisi, erkek arkadaşının suçunu üstlenerek onun yerine hapise giren bir kadının hikayesine odaklanıyor.  Senaryonun oldukça iyi olduğu dizide, Kang Yoo-Jung’un dramı hüngür hüngür ağlatmasa da hüzünlendiriyor. Kanal 7 aynı zamanda Secret Love’ı Feda ismiyle Türkçe dublajlı yayınlayacağını açıkladı. Hala seyretmediyseniz, en azından Türkçesine bir şans verin derim.

 

7. A Love To Kill (2005)

Shin Min-Ah ile Rain gibi iki önemli ismi bir araya getiren A Love To Kill, eski yapımlardan olsa da hala seyredilebilirliğini koruyor. İntikam için çıkılan yolun zamanla değişmesini konu edinen dizi, seyredenlerin unutamadığı yapımlar arasında yer alıyor. Bir çok kere başlayıp türlü sebeplerle bitiremediğim için, hayıflanıyor, mutlaka bir gün diyorum:)

 

6.Winter Sonata(2002)

Koşulsuz sevgiyi anlatan hüzünlü bir kış dizisidir Winter Sonata. Geçmişin izleri yüzünden bir türlü kavuşamayan aşıkların hikayesini anlatır eski Türk filmlerini anımsatan senaryosuyla. Dizinin müzikleri de ayrı bir hoştur ben bir ara animasyonuna denk gelip tekrar seyretmiştim diziyi. İsterseniz aratıp öyle seyredebilirsiniz.

 

5.Missing You(2013)

2013 yılında yayınlanan dizimiz 21 bölümü ile de burunlarımızın direklerini sızlatan hüzünlü bir ilk aşk hikayesini anlatıyor. Yoon Eun-Hye ile Park Yoo-Chun’un başrollerini paylaştığı yapımda hikaye kötü bir şekilde ayrılan ilk aşıkların yıllar sonra yeniden biraraya gelmesi etrafında dönüyor. İlk 13 bölümün oldukça duygusal olduğu Missing You’ya mendillerinizi hazırlamadan başlamayın derim.

 

4.49 Days (2011)

49 Days benim için Kore dizileri arasında çok özel bir yeri olan, her bölümü ayrı dersler içeren muhteşem ötesi bir yapım.  Herkesin mutlaka seyretmesi gereken dizilerden olan 49 days ölüm ile yaşam arasındaki o ince çizgiyi anlatan eşsiz diziler arasında benim gözümde.Konusu bir hayli ilginç olan dizi; komaya giren kızımızın yanına gelen ölüm meleğinin dünyaya dönmesi için gerekli olan şeyi anlatmasıyla başlıyor. Sevenlerinin dökeceği üç damla saf gözyaşıdır dünyaya dönmesi için gereken. Hepimiz için toplanması kolay gibi görünüyor değil mi, işte burada sahte gözyaşlarıyla tanışıyoruz; ve bizi gerçekten sevenleri görmeye başlıyoruz. Pek çok sahnesinde ağlatan bu hayat rehberi niteliğindeki diziye  bir an evvel başlayın efendim…

 

3. Nice Guy(2012)

Canım Kang Ma Roo. Ne güzel insandın, neler yaşamak zorunda kaldın. Ara ara videolarını izler hala hayıflanırım. 2012 yılında yayınlanan dizimiz yine sevdiği için hapishaneye giren genç aşığımızın intikam mücadelesini anlatıyor. Ağlatıyor, kanatıyor. Çok katmanlı olan dizide  hafıza kaybı konusu da ustaca kullanılmış. Dram sevenler aynı zamanda heyecan dolu bu yapıma eski demeden başlamalı.

 

2.Snow Queen(2006)

Karlar Kraliçesinin sarayı o en derin, o en soğuk yerdedir. Duvarlar ışıldayan kardan yapılmıştır. Pencerelerin soğuk, sert rüyalardan yapıldığı sarayda Karlar Kraliçesi dünyanın tüm sıcağından soyutlanmış olarak tek başına donar. O, dünyanın en zarif insanıdır; ama aynı zamanda en yalnızıdır… Bu muhteşem giriş ile başlayan Snow Queen gerçek anlamda bir kış masalı. Gerek konusu ile gerek de karakterleri ile hafızalara kazınılası. Hyun Bin’in en yakışıklı hallerini  içinde barındıran yapım diyologları ile benim en sevdiğim dram dizilerinden birisi. Biraz eskide kalmış da olsa defalarca izlenesi

 

1. I Am Sorry I Love You (2004)

Listenin başında tabi ki de Misa var . Her izleyenin adını duyduğunda bile gözlerini yaşartan bir yapımdır kendileri, sevmek ne demek annesizlik ne demek öğretendir, Bir aşk hikayesi adıyla ülkemize uyarlanıp pek de başarılı olamayan bu yapımın orjinali gelmiş geçmiş en iyi dram dizilerinden bir tanesidir. Başlamadan önce iki kez düşünülmeli, bunu kaldırabilir miyim diyerek bünyeye mutlaka sorulmalıdır.

 

 

12 Replies to “Ağlatan Kore Dizi Önerileri”

  1. Berrak dedi ki:

    Merhaba mona, ruh halimin ağır depresif olduğu bugün bu postu es geçemedim tavsiye ettiklerin gerçekten çok güzel diziler ben misa ve nice guy ı izlemiştim ikisi de unultmaz dizilerimden sıralama bende 1 ve 2 olurdu 🙂 beni de dram dizilerinde düşündüren hep şu olmuştur bir yer romantik komediyken bir yer ağır dram dünya da böyle değil mi sanki bazıları acı çekerken diğerleri hep mutlu o yüzden dram dizilerinin mutlu bitmesi daha bi isterim şu çekenler de bir gülsün demi mona ? 😅 bu arada bir litre gözyaşının türk versiyonu gelmiş bu diziye ağır dram izlemek istediğim bir gün niyetlenmiştim ama izleyenler kendinize gelemiyorsunuz çok ağır diye yorum yapmışlardı bir de gerçek hayat olunca cesaret edememiştim unutamıyorum çünkü… sen izledin mi merak ettim izlediysen bir post bekliyorum 😊 iyi yazılar diliyorum…

    • admin dedi ki:

      Merhabalar Berrak, gerçekten Misa ve Nice Guy unutulmaz yapımlar benim gözümde de.İkisini izlerken pek bir üzülmüş çok da dersler çıkarmıştım. Dediğin gibi hayatın gerçek yüzünü yansıtıyor bize bu diziler, daha talihsiz oluyor maalesef ki bazı kişiler. Ama umut hiç bitmiyor işte, Nice Guy’ın finali ne de güzeldi değil mi?Tüm yaşadıklarımıza rağmen yeniden başlayabilmeyi tüm seyircilere öğütledi. Ben de senin gibi o acı çektiren insanlardan kurtulunca karakterlerimiz bir rahatlıyorum, oh be senin de yüzün gülsün artık diyorum:)

      1 litre gözyaşını uzun zaman önce seyretmiştim. Gerçek bir hayat hikayesinden uyarlandığını bildiğim için de ayrı bir etkilenmiştim. Çok fazla tesiri altında kalıyorsan seyretme bence orjinalini. Türk uyarlamalar pek de başarılı olmuyor biliyorsun, o yüzden duyguları Japon versiyonu kadar iyi yansıtacağını düşünmüyorum. Bölüm uzunluğuna dayanabilirsen bir göz at istersen, iyi çıkarsa bizlere de haber verirsin 🙂 Teşekkür ederim yorum yazma inceliğini gösterip beni yalnız bırakmadığın için. Muhabbetle 🌿🌿🌿

      • Berrak dedi ki:

        Nice guy ın sonunu ben de çok beğenmiştim sonuçta adam istediği yeni başlangıcı elde etmişti. Umut vericici… ben de teşekkür ederim bu güzel yazıların için🙏

  2. Andrea dedi ki:

    uncontrollably fond’ı görmemek şaşırttı

    • admin dedi ki:

      Seyretmedim maalesef Uncontrollably fond’u henüz. Seyretmediğim bir yapımı önermemeye çalışıyorum, o yüzden listede yer almıyor. Ağlatan dizileri ayrı bir severim:) ilk fırsatta şans vereceğim inş. Katkınız için teşekkürler, Muhabbetle🌿🌿🌿

  3. Mumbai dedi ki:

    Kdramalar içinde genelde romantik komedi ve fantastik türde olanlar daha geniş kitle ve yankı buluyor ama ben melodram türündeki kore dizilerini bir ayrı seviyorum. Naif dokunaklı ve incelikli hikayelerini izlemekten üzülmek ağlamak pahasına zevk alıyorum 🙂 En sevdiğim kdrama nice guy’dır nitekim, listede gördüğüme sevindim 🙂 Listede olmadığı için izlemediğinizi tahmin ettiğim yine melodram türündeki Thank you ve Time dizilerini de tavsiye ederim naçizane. İkisi de bu listedeki diziler kadar özeldir bence 🙂

    • Mona dedi ki:

      Ben de çok seviyorum yaşamın içinden olan böyle dizileri. Thank you eskilerden bir dizi olsa gerek, bahsettiğiniz Time 2018’de yayınlanan Seohyun’un oynadığı Time’mı. Aslında ilk bölümünü seyredip merak etmiştim devamını ama senaryo değişikliği yüzünden pek cesaret edememiştim. Eğer oysa mutlaka devam ederim vakit bulursam. Teşekkür ederim tavsiyeleriniz ve güzel yorumunuz için. Muhabbetle🌿🌿🌿

      • Mumbai dedi ki:

        Kesinlikle. Dramatik hikayeleri yerli dizilerimizden kat be kat daha başarılı kotarıyorlar bence. Dram unsurunu sömürmeden cıvıtmadan maksimum 20 bölümde toparlayabilmeleri beni kdrama müdavimi yaptı sanırım. 16-20 bölüm romantik komediler için uzun melodramlar içinse ideal uzunluk bence, bu yüzden dram türündeki kdramaları daha başarılı ve etkili buluyorum. Özellikle son dönemde kdrama bitirmekte zorlanıyorum açıkçası, izlediğim eski (meyen) dizileri yeniden izlemek daha cazip geliyor. Son dönemde genel anlamda bir düşüş gözlemliyorum kore dizilerinde.

        Thank you evet eski bir dizi ama benim eskimeyenlerimden 🙂 2000’lerin atmosferini de sevdiğim için sıkılmadan izledim. Jang hyuk’un en başarılı performansı da bu dizi bana kalırsa. Time daha doğrusu orijinal adıyla shigan da çok özel bir işti ama erkek başrolün diziden ayrılması hikayeyi derinden sarstı, kendi potansiyelinin altında kaldı ama o haliyle bile son birkaç senedir izlediğim en özel kdramalardan biri. Blogunuzu da zevkle takip ediyorum, emeğinize sağlık 🙂

        • Mona dedi ki:

          Farklı konular bulmaya çalışıyorlar benim gördüğüm kadarıyla da. Farklı olacaz derken de çoğunlukla saçmalıyorlar. Artık dizi konularına yok artık diyorum:) Halbuki basit hikayeler en güzelleri, ama hala bunu yakalayan iyi yapımlar var, kaçırmamaya çalışıyorum:)
          Time’ın birinci bölümünü ben pek bir beğenmiştim. Ama dediğin başrolün ayrılmasından sonra tereddüt etmiştim. Eksik haliyle bile akıllarda kaldıysa mutlaka izlenmeli o zaman. İlk fırsatta inş diyelim.

          Her zaman yazın, birlikte seyredelim, güzel dizileri birlikte keşfedelim:)

          • Mumbai dedi ki:

            Son dönemde kdramaların hem konuları hem de başrol eşleşmeleri çok tuhaflaştı. 80 doğumlu kadın oyuncuları kendi akranları olan tecrübeli aktörlerle partner yapmak yerine 20 lik delikanlılarla oynatıp duruyorlar, 2 star isim tek projede çok tuzlu oluyor sanırım, ya da bağlantısı güçlü genç oyuncuları büyük isimlerle partner yaparak starlaşma süreçlerini hızlandırıyorlar belki?? Sebep her neyse kabak tadı verdi bence. Diğer asya ülkelerinin dizileri son dönemde daha revaçta sanırım, eskiden kdramaların yanında esameleri okunmazdı. Ama dediğiniz gibi tek tük de olsa arada yine özel işler çıkıyor. Ama iflah olmaz bir melodramcı olarak yine de tadım kaçık, listenizdeki diziler ayarında en son ne zaman dizi yapıldı??

            Time tam da bu noktada ilaç gibi gelmişti bana. Talihsizliklerin yakasını bırakmadığı bir proje olsa da çok sevdim. Baş karakter Suho’nun öleceğini idrak edişi ile yaşamı idrak edişi paralel ilerleyen bir yolculuk oldu kendi payıma çok dersler çıkardım. Oyuncu muazzam bir iş çıkardı bu karakterde hatta bu uğurda çok da yıprandı. Yine de senarist güzel bağladı bence içimde iki karakterin çok fazla güzel anını görememek ukte kaldı kalmasına ama hikaye temiz ve zarif bir şekilde toparlandı bence.

  4. Mona dedi ki:

    Çok haklısınız, bu tuhaf oyuncu eşleşmeleri kasıtlı yapılıyor gibi geliyor bana da artık. ‘Noona Romance’ algısını daha da genele mi yaymaya çalışıyorlar, yoksa dediğiniz gibi idol endüstrisi için bir basamak olarak mı kullanıyorlar emin değilim. ‘Kpop’ dünyası zaten ‘cinsiyetsizlik akımı’ ile erkek anlayışını maalesef giderek değiştiriyor. Tuhaflaşan kdramalar da tuzu biberi oluyor bu gidişatın. O yüzden seçerek seyretmeye özen gösteriyorum, uygunsuz olanlarını da buradan paylaşıp en azından ulaşabildiklerimin zaman kaybetmemesi için yazıyorum. Keşke eski kdramalar kadar naif kalsaydı bazı şeyler…

    Time’ı mutlaka seyredeceğim inş. Siz de seyretmediyseniz ‘The Light in Your Eyes’ bakın. Her ne kadar fantastik gibi görünse de yaşlanmak ile ilgili çok iyi dersler barındırıyordu dizi. Tam aradığınız tarzda melodram gibi olmasa da My Mister ve Mr. Sunshine’ına da şans vermenizi tavsiye ederim.

    • Mumbai dedi ki:

      Kdrama sektörü kendine has naif dokusunu giderek yitiriyor maalesef. Küçük kasabalarda yahut fakir muhitlerde geçen sıcak hikayeler hiç kalmadı. Nice guy ve Thank you’nun senaristinin yeni dizisi başlayacak onu bekliyorum belli belirsiz bir umutla umarım senaristin eski dizileri ayarındadır 🙂

      Tavsiyeleriniz için teşekkürler blogunuzu my mister dizisini araştırırken keşfettim zaten, bayıldım my mister için yazdığınız incelemeye, kaleminize sağlık ♡ Biraz iş dünyası odaklı olduğu için çok benlik olmadığını düşünmüştüm ama izleyeceğim onu ve tavsiye ettiğiniz diğer dizileri de teşekkürler 🙂

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: