Arkadaşlık Mı Aşk Mı? You Drive Me Crazy Dizisi Yorumları

Kore Dizileri

Written by:

You Drive Me Crazy  2018 yılında yayınlanan sevimli mi sevimli 4 bölümlük mini Kore dizisi. Yarım saatlik dört bölümü bir dizi için  kısa olsa da; içinde yer alan detayları ile You Drive Me Crazy kendine hayran bıraktırmayı başarıyor. Arkadaşlığın aşka dönüşmesi gibi oldukça klişe bir konuyu içermesine rağmen, yüzünüzde bir tebessümle sıkmadan kendisini izlettiriyor. Eminim izledikten sonra sizler de benim gibi düşüneceksiniz…

You Drive Me Crazy  konusu itibariyle; sekiz yıldır arkadaş olan Kim Rae-Wan ile Eun-Seong  sarhoş oldukları bir gece birlikte olduktan sonra, aşk ile arkadaşlık arasında bocalamalarını anlatıyor. Bir kadın ile bir erkek gerçekten arkadaş olabilir mi sorunsalını kendi içinde yanıtlayan dizi, benim gözümde  aslında birbirlerinden hoşlandıklarını, birbirlerini kaybetmemek için kabullenemeyenlerin hikayesi.

You Drive Me Crazy  oyuncularına bakacak olursak; Lee Yoo-Young, Fransızca çevirmen olan Eun-Seong karakterine hayat veriyor. İlk defa seyrettim kızımızı; zayıflığı haricinde oldukça beğendim; sevimli ve güzel . Ressam olan erkek başrolümüzü de Kim Sun-Ho canlandırıyor. Hassas; düşenceli ressamı güzel oynamış. Kimyaları oldukça uyumlu.

Ressam Kim Rae-Wan’ın çizimlerinin yer yer gösterilen dizide metaforlar oldukça güzel kullanılmış. Sevgiyi anlatmanın sadece kelimelere dökmek ile olmadığını gözler önüne seren senaristler, kafa karışıklığı; sevdiğini söylememek gibi pek çok soyut duyguyu nesneler üzerinden metaforlar halinde seyirciye vermiş. Bu açıdan benim için özel bir yapım oldu You Drive Me Crazy. Neden bahsettiğimi anlamak istiyorsanız bir an önce  You Drive Me Crazy izlemenizi öneririm. Bir an önce aşkın yarım kalmış bir  kola şişesi üzerinden nasıl anlatıldığına şahit olun. Spoiler uyarısı vererek aşağıda İzleyenler için detaylı yorumlarıma geçiyorum.

You Drive Me Crazy Dizisi Replik ve Yorumları

Öncelikle Eun Song’un mesleğinden başlamak istiyorum. You Drive Me Crazy 1.Bölümünde kısa da olsa çevirmenliğin zorluklarını göstermeleri güzeldi. Adamın şarabın tadını su sümbülleri üzerinden anlatıp, bunu Fransızca tercümesini beklemesi sahnesinde istemsizce güldüm. Gerçekten çoğumuz çevirmenleri transformatörler olarak görüyoruz. Kızın Fransızcası oldukça akıcıydı bu arada. İngilizceyi bile doğru konuşamayan koreli oyunculardan böyle bir performans görmek beni duygulandırdı. Bravo Lee Yoo-Young shi. Fighting:)

Arkadaşlıkları eğlenceli ve doğaldı. Beraber yemek yeyip gülerek sohbet etmeleri sahneleri benim oldukça hoşuma gitti. İkisinin malum geceden bahsetmeyerek hiçbir şey olmamışcasına davranmaya çalışmaları görülmeye değerdi. Ancak sonraki bölümlerde mevzunun sadece bir gecelik bir mesele olmadığı ortaya çıktı. Özellikle Kim Rae-Wan’ın  uzun zamandır Eun Song’ dan hoşlandığını fark  etmesini güzel işlemiş senaristler.

Metaforlar demiştim,  Rae-Wan’ın birlikte oldukları geceden kalan yarım kola şisesini atmayarak buzdolabında saklaması, o geceyi unutmak istemediğinin en büyük göstergesi idi. Zaten ilk unutalım teklifi geldiğinde  Rae-Wan’ın yüzünün aldığı hal içler acısıydı. Bozulana kadar bekledi o kola dolapta. Eun Song dediği gibi o dolap karışık kalbinin deliliydi.

Sonrasında, Çimentoya saplanan ayakkabı;aşk ile arkadaşlık arasında bocalayan; bunun yanında işleri de pek yolunda gitmeyen  Eun Song’un bu sıkışmış hayatını güzel simgeliyordu. Rae-Wan’ın sıkışmış bir zihin adıyla bu ayakkabıyı resmetmesi hoş bir detay olmuş. Kirpi; yanar sönerli ışık ve daha pek çok detay bu aşkın naifliğini bize hissettirdi.

Eun Song’un ilk başta bu aşkı kabullenemeyip; arkadaş kalmaya çalışmasını anlayabiliyorum. Düşünün; sekiz senedir her zorluğunuzda yanınızda olan destekçiniz, yoldaşınız gibi bir arkadaşınız var.Bilmediğiniz bir yolda yürümek adına  bu arkadaşlığı kaybetmek ister misiniz? Eun Song’da bu riske girmek istemeyip uzaklaştı; ama nafile…

 

You Drive Me Crazy finali de tatmin ediciyidi. Dolap temizlendi, yarım kola şisesi atıldı. Pembe ayakkabı tekrardan yuvasına dönüp,yerini aldı..  Kirpilli evlerinde mutlu olsunlar efendim ne diyelim …

 

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: