Bir Kedi Fare Kovalamacası- Defendant Dizisi Yorumu

Kore DizileriSeyrediyorum

Written by:

Defendant, 2017 yılında yayınlanmış on sekiz bölümlük hukuk-polisiye türünde bekleneni karşılayan bir  Kore dizisi. Ji Sung dizileri klasmanın en son halkası. Her ne kadar bir Signal bir Ghost kadar başarılı olduğunu söyleyemesek de türü sevenler için kaçırılmaması gereken bir yapım olduğu söylenebilir. Kanunların herkese eşit uygulanmadığı üstünlerin hukuku düzenini  savcı olan bir karakterin akıl almaz hikayesiyle çarpıcı bir dille anlatan yapım, çarpık düzen içinde hak arayışının zorluğunu konu ediniyor.  İnsanın onca yıl uğraşarak elde ettiği kazanımlarının, bir gecede nasıl da heba edilebileceğini dehşetle izliyorsunuz. Kanunu adeta hiçe sayan, paranın ve gücün her zaman kazandığı  bazı bölümlerini kurgunun abartılılığına bağlayarak  gerçek olmaması için dua ediyorsunuz.

Son zamanlarda Kore dizilerinde yozlaşmış hukuk ve devlet düzenini ile ilgi pek çok senaryo ile karşılaştığımızı söyleyebiliriz. Ülkemizde olduğu gibi Kore’de de böyle hukuksuzlukların  alışılmış durumlar haline getirildiğini görmek son derece üzücü. Delil kaçırmadan tutun da, sahte rapor hazırlamaya kadar giden pek çok hukuksuzluğu senaryolarda bu kadar çokça görmek, sanat toplumun aynasıdır gerçeği ile bizleri yüzleştiriyor. Üzerinde düşünülmesi, kafa yorulması gereken bir konu. Defendant yorum itibariyle  bu üzücü durumun biraz daha abartılmış halini yansıtıyor ya da ben öyle düşünmek istiyorum.

Genel anlamda hapisaneden kaçış hikayesi olarak bakabiliriz diziye. Çoğu bölümler hapishanede geçiyor ve siz bu kaçış planını heyecanla takip ediyorsunuz. Başarılı bir savcı olarak çalışan Park Jung-woo’ nun güçlü bir ailenin oğlu olan Cha Min-ho’nun soruşturmasına devam ederken, bir gecede karısını ve kızını öldürmek suçundan tutuklanmasını seyrediyoruz. Bundan sonra başlıyor adeta  bir kedi- fare kovalamacası. Olayın vehametinden hafızasını da kaybeden savcımız adım adım suçsuzluğunu ispat etmeye uğraşması ve yaşayan kızını bulmaya çalışması başarılı bir şekilde anlatılıyor. Hapishane sahneleri oldukça heyecanlı. Son bölümlerine doğru aynı tadı veremese de ilk on bölümünün oldukça iyi olduğunu söyleyerek bu heyecanlı maceraya sizleri davet ediyorum. İzleyenler için detaylı yorumlarım aşağıdadır;

 

Defendant Dizisi Yorum ve Replikleri

Dizideki savcımız ilk sahnelerde  adaleti mutlak surette uygulamaya çalışan ve korkusuzca tüm davların üstüne giden bir karakter olarak karşımıza çıkıyor.Bu özelliği de Cha Min Ho gibi bir psikopatla karşılaştığında başına telafisi imkansız bir olayı getiriyor. Cha min Ho; sinirden öldürdüğü bir kadın yüzünden savcımız  tarafından köşeye sıkıştırılınca kurtarması için  Chamyung grup başkanı olan  tek yumurta ikizi Cha Sun Ho’ ya gidiyor. Lakin  ona teslim olması gerektiğini söyleyen kardeşine de öfkelenerek vurup yaralıyor. İşte burada da başlıyor hikayemiz. Aklına gelen dahiyane bir fikirle;kardeşini öldürüp intihar süsü vererek  hayatına Cha Sun Ho olarak tüm suçlardan arınmış şekilde devam etmeyi planlıyor.

Herkes bu intihar hikayesine inanırken; savcımız asla inanmıyor, başkanın Cha min Ho olduğunu biliyor, bunu kanıtlamak için de üstüne gidiyor başkanın. Burada da başlıyor bir kedi fare kovalacaması. Tam da  bunu kanıtlayacak bir delil bulmuşken savcımız, kızının doğum günü gecesinde beklenmedik bir olay yaşayarak, kendisini hapiste buluyor. Bu gecede ne yaşandığı ile ilgili ilk bölümlerde pek bilgi verilmiyor. Hafızasını kaybeden Park Jung-woo’nun karısını gerçekten öldürüp öldürmediği konusunda bir ikilem oluşturmak istemişler.

Ji Sung’un oyunculuğunu beğendiğimi söyleyebilirim genel anlamda lakin burada pek  başarılı bulamadım. Sanki hep aynı surat ifadesiyle, boş bakışlarla oynadı gibi geldi bana. Kötü karakter olan Um Ki Joon ise gayet başarılıydı. Çocuk ruhlu bir psikopatı güzel oynadı. Karısını oynayan Hyun-kyung Uhm ise oldukça kötüydü. Dizi boyunca kritik bir rolde olmasına rağmen hiç varlık gösteremedi, sadece finalinde biraz duygu görebildik yüz ifadelerinde.

Hapishanedeki arkadaşlar yan rol olarak dizinin eğlence yükünü sırtlandılar.Piyango ve beybabanın hikayeleri etkileyiciydi. Onların duygusal hikayelerini de senaryoya dahil etmeleri güzel olmuş..Kim Min-seok hariç hepsini beğendim. Dudaklarını büzüştürerek konuşan Kim Min-seok katlanamıyorum. Konuşması hiç doğal durmuyor. Zaten savcının kızını kaçıran adamla savcının aynı koğuşa düşmesi olayı da fazla kurgusal ve inandırıcı değildi.

Hapishane sahneleri güzel kurgulanmış. 09-14. bölüm arasında yer alan kaçış planı oldukça heyecanlıydı. Bu kaçış hikayesini soluksuz izledim. Koskoca hapishanede her gece kimse görmeden, tek bir güvenlik kamerasına yakalanmadan Park Jung-woo’nun gezebilmesi pek inandırıcı olmasa da seyretmesi oldukça keyifli idi..

Başlarda da söylediğim gibi dizide o kadar hukuksuzluk var ki seyrederken bu kadar da olmaz artık diyorsunuz. Olayın savcısı Jung Woo’nun olay yeri inceleme için hafızasını kaybeden  Park Jung-woo yerine başkasını göndermesi, bu duruma kimsenin ses çıkartması;yine aynı savcının delileri saklaması, en önemli delil olan kanlı bıçağın analizinin ülkede tek bir hastanede bile güvenilir bir şekilde yapılamaması daha neler neler…

Park Jung-woo’nun hapisaneden kaçmasından sonra olayların çözülmesi hızlandı. O kadar uzun eli olan  Cha min Ho hakimiyetini kaybederek köşeye sıkıştı adeta. Bu geçiş de bana pek inandırıcı gelmedi. Cha Min Ho gerçi yaptığı hatalar ile kendi kuyusunu kazmıştı, neden yanında tetikçi varken karısını kendin bıçaklarsın ki, ya da neden imza atarken dikkat etmez misin. Öldürmek varken Park Jung-woo’u neden onunla yarışa girip adeta kedinin fare ile oynaması gibi oynamaya çalışırsın. İşte kötü de olsa insandı sonunda ise  fena yakalandı.

Final bölümünün  ise dizinin temposuna nazaran oldukça yavan  kaldığını söyleyebiliriz. Tüm kötülerin  sanki o kadar kötülüğü bilerek ve isteyerek yapmamışcasına pişman olarak yakalandıklarını görüyoruz. Sevdiğimiz kader mahkumları ise mutlu bir şekilde aynı masa etrafında toplandılar. Bu kadar güvensizlik, kuralsızlık ortamınının vehameti de kar kalıyor biz seyircilere. Bağımsız mahkemelerin, eşitlik ve  hukukun üstünlüğü ilkesinin önemine bir kere daha varıyoruz.  Ne diyelim adaletsizliği engelleyecek gücünüzün olmadığı zamanlar olabilir. Fakat   itiraz etmeyi beceremediğiniz bir zaman asla olmamalı.

 

 

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: