Cadılar Da Sever-Witch’s Love Yorum ve Replikleri

Kore Dizileri

Written by:

12 bölümünü de bir çırpıda bitirdiğim Witch’s Love 2018’in en sevimli, şeker mi şeker Kore dizilerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. Daha ilk bölümden kalbimi çalan dizi, farklı konusu ile bilim-kurgu literatürüne pek bir şey kazandırmasa da, tek bir şeyi çok iyi öğretiyor.  Cadılar da sever efendim, hem de nasıl sever 🙂

Konu cadılar olunca insan işin içine sihir girsin, süpürgeler havada uçuşsun, aynalar dile gelsin istiyor lakin  Witch’s Love pek de böyle ahım şahım bir prodüksiyonla bize gelmiyor. İnsan ile bir cadı arasındaki masum aşkı içeriyor, aşkın her koşulda aşk olduğunu dile getiriyor. İlk sekiz bölümü yüzünüzde bir tebessümle seyrediyorsunuz, sonraki dört bölümde dizi nasıl tamamlanacak diye merak ediyorsunuz.Finalin aceleye getirilip, pek çok Kore dizisinde olduğu gibi her şeyin son on dakikada çözüldüğünü kafaya takmazsanız,keyifle biterebileceğiniz bir yapım Witch’s Love. Her şeyde mantık arayan,realist biriyseniz de diziye bence başlamayın:)

Üç farklı yaş grubundan cadının birlikte bir restoran işleterek sıradan bir yaşam sürmeye çalıştığı Witch’s Love konusu ve oyuncuları hakkında detaylı bir yazıyı burada paylaşmıştım. Spoiler uyarısı vererek Witch’s Love’ın sevimli  Ost’larından biri eşliğinde Witch’s Love yorumlarıma geçiyorum.Romantizm şimdi başlasın efendim:)

Witch’s Love Yorum ve Replikleri

Witch’s Love 1. bölüm itibariyle 50 yıldır pirinç çorbası dükkanı işleten üç kadının bu işi nasıl becerdiklerini öğrenmek isteyenlerin hikayesiyle başlıyor. Dükkanı altıda kapatıp, kimseyle muhattap olmayan bu birbirinden farklı üç kadın herkesin dikkatini çekse de çevredekiler hiçbir şekilde açıklarını yakalayamıyor. Çünkü gerçek sırlarını asla bilemiyor.

2 büyükkannenin de  dizide üstün bir performans sergilediğini görüyoruz. Ben özellikle Kim Young-Ok’u çok severim, temkinli cadı rolü de burada ona pek bir yakışmış. Her insanlar nankördür, aşk diye bir şey yoktur dediğinde beni kırdı geçirdi adeta.Onun zıt karakteri olan 2. büyükanne ise renkli kıyafetleri, aşkın alasını biz biliriz tavırlarıyla ayrı bir portre çizerek seyir zevkini artırmış. Ben bu ikilinin sahnelerine ayrı bir güldüm. Genç cadımız Kang Cho-Hong’u ise sevimli buldum.

Başkan Ma’nın 25 yıldır unutamadığı evi bulmasıyla başlıyor hikayemiz. Çocukken yaşadığı kaçırılma olayını tam hatırlayamıyor ve ne olduğunu merak ederek hemen binayı satın alıyor başkanımız. Her ne kadar istemeseler de kirayı ödemek düşüyor cadılarımıza. Daha öncesinden altıda restoranı kapatıp akşam keyif çatmaları da  yalan oluyor tabi. Kira ödemeden önce insanlar neden bu kadar çok çalışıyor tiratları da boşa gidiyor:)

Sihirlerini kullandıklarını pek göremiyoruz, sınırlı olduğunu vurguluyorlar hep sihirlerinin ve sıradan yaşamaya özen gösteriyorlar. Kang Cho-Hong’un isyan ettiği kadar var gerçekten  güçler kullanılmayacaksa nesi iyi cadı olmanın? Sevgilerini birine verdiklerinde ise ihanete uğrarlarsa güçlerini yitirip kayboluyorlar. Bu yönüyle Legend of the Blue Sea’ deki  denizkızlarına benzetmişler.

 

İşte genç cadımız Kang Cho-Hong’unu , aşkın nasıl bir şey olduğunu bizzat kendi tecrübeleriyle öğrenmek istemesiyle bir zengin avcısının tuzağına düşmüş olarak buluyoruz. Cadıların bir başka özelliği olarak yalanla gerçeği pek ayırt edemedikleri vurgulanıyor. Zengin olma hırsının neler yaptırabileceğini ise bankacıdan öğreniyoruz. Maalesef  sevdiği bankacı ihanet edince güçlerini bir anda yitirip kaybolma noktasına geliyor. Bu durumu çözmek için de her şeyi göze alıp kötü cadıya gidiyor. Buradaki kadın gerçekten korkutucuydu.Sunduğu çözüm yolu ise bir hayli komik ve eğlenceliydi.

 

 

 

 

 

Kaderindeki adamı bulma hikayesi benim çok hoşuma gitti.Kulakları takıp günlerce araması, kaderindeki adamın nefret ettiği Başkan Ma çıkması, onu öpmek için çabalaması, büyükannelerin devreye girmesi.. vs, sahneleri epey komikti.Maalesef şaşkın kızımız kaderindeki adamı yanlış bularak kendini yine zorlu bir maceraya atttı.

 

İkinci adam olan Hwang Jae-Wook’u da sevdim ben. Yazdığı Kepçeli Cadı Webtoonu, rahat tavırları, Kang Cho-Hong ile sohbetleri epey bir hoştu. Hong Bin gerçekten geliştirmiş oyunculuğunu, Wednesday 3:30 pm’deki sürekli sevimli hali burada yoktu tam kıvamında oynamış. Pek çok seyirciye de ikinci adam sendromu yaşatmış gördüğüm kadarıyla.Güzel sevse de kızımızı, ben hikayeden olsa gerek Başkan Ma ile Kang Cho-Hong daha çok yakıştırdım.

 

Dizide ikinci bir kadına yer vermemişler. Bir bölüm Başkan Ma’nın bir arkadaşının hikayesini gösterdiler lakin sonrasında detayına inmediler. Annesinin Başkan Ma’nın evlerinde hizmetçi olması,Ma Sung Tae’yi karşılıksız sevmesi, kabul görmek için oyuncu olması hep derin hikayelerdi aslında ama devam ettirmediler sonrasında. Sekreter Kim ile Başkan Ma sahneleri de güzeldi.

 

 

Başkan Ma’nın baştaki mekanik burnundan kıl aldırmayan halleri beni epey eğlendirdi. Yavaş yavaş Kang Cho-Hong’un çekimine girmeye başlamasıyla aşk ile tanıştı başkanımız. Bir hayli değişti. Kaderindeki adam meselesindeki öpücük mevzusunda, ben romantizm adamıyım söylemiyle kalplerimizi fethetti. Ben ikilinin ilişkisini, başlardaki atışmalarını sevdim.

Başkan Ma’nın kaçırılma mevzusu güzel işlenmişti.Son ana kadar nereye bağlanacak acaba diyerek merak ettim. Annesinin yaptığı çok saçmada olsa cadıların aslında onu kurtardığı gerçeği iyi bağlandı. Ama hep sihre bulaşmadan yaşamayı isteyen cadıların çocuğu kurtarmak için bu kadar uğraşması biraz abartıydı.Tam cadı olduğunu  itiraf etmişken  büyükannelerin Başkan Ma’nın hafızasını silip her şeyi unutturmaları ile Kang Cho-Hong çaresiz kaldı.2. büyükannenin zamanında yaşadığı tecrübeye dayanarak canavar olarak görünmekten ise unutulmayı göze aldı. Sahi 2. büyükanne terk edilmesine rağmen neden hala gücü vardı?

Kötü cadının aslında Başkan Ma’yı kurtarmayıp ömrünü belirli vakte kadar uzattığı konusu ise biraz aceleye geldi. Hemen büyükannelerimiz kötü cadının niyetini anlayıp savaşmaya gittiler. Olayı sorunsuz halledip, sıradan yaşamlarına geri döndüler. Buradaki sihir sahneleri epey komik ve dandikti:)

Witch’s Love finali apar topar her şeyi çözüp, sevgilileri buluşturalım düsturu ile yazıldığı için pek tatmin edici değildi. Başkan Ma’nın birlikte yaşarken hafızasının gitmediğine dair belirtiler görseydik, seni cadı olsan da severim kelamını duysaydık daha bir güzel olurdu. Yine de büyükannelerin gazete haberlerini okudukları sahne beni memnun etti. Güzel bir dizimiz ise burada veda etti. Sözün özü efendim, müzikleri ile romantikliğiyle kısa da olsa mantıksız da olsa Witch’s Love adeta bir sevimlilik abidesiydi. Sevdiğim iki müziği aşağıya bırakıyorum mutsuz olduğunuz da açıp açıp dinleyin efendim:)

 

 

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: