Hayat Bitti Dediğin Yerden Başlar-Wok Of Love Yorumları

Kore Dizileri

Written by:

Bazen hayat bitti dediğin yerden başlar, düştüğün topraktan yeşerir yeniden umutlar. Sen kaybettim sanırsın, beklemek seni zorlar. Zamanı geldiğinde ise açılır  yeniden kapılar,  sıralanır önüne nice fırsatlar. İşte Wok Of Love dizisi de bu küllerinden doğma serüvenini anlatan leziz bir yapım olmuş. Romantizm kısmı eksik kalsa da güzel mutfak sahneleri ile gönlümüzü doyurmuş.

2 bölüm kısaltılıp yarım saatlik kısımlarla 38 bölümde final yapan Wok Of Love, hayata yeniden başlama konsepti ile benim gönlümü kazansa da pek çok açıdan beklenileni veremediğini söyleyebiliriz. Jealousy Incarnate gibi herkesin beğenisini kazanan bir romantik komedi senaristinin, dizide tam rolünü bulmuş bir  Jang Hyuk’u kullanamaması gerçekten üzücü. Oysa ne güzel izlenirdi gangster  Chil-Seong’un aşık halleri 🙂 Ayrıca dizinin absürt komedi olarak başlayıp  sonraki bölümlerde bu absürtlüğünü kaybederek zengin- fakir dramına bağlaması da  tam bir kafa karışıklığı. Yine de bir lokantanın  sıfırdan başlayarak kendini kanıtlamasını seyretmek oldukça heyecanlı, çalışanların bir aileye dönüşmelerini görmek oldukça bağlayıcı.

İşinden kovulan, karısı tarafından evlendikten bir ay sonra terk edilen yetenekli bir gencin hayata tutunma sürecini anlatan dizimizin detaylı konu yazısını şuraya bırakarak, aşk konusunda beklentiye girmeyip mutfak sahnelerinden hoşlanan her bünyeye Wok Of Love’ı tavsiye ediyorum. Spoiler uyarısı vererek, detaylı Wok Of Love yorumlarım için Fire 🙂 diyorum. Servis :):)

 

Wok Of Love  Replik ve Yorumları

Wok Of Love 1. bölüm itibariyle evlenmek üzere olan zengin kızımız Sae-Woo, otelden ayrılmak zorunda kalan Şef Poong ve iyi kalpli gangsterimiz Chil-Seong’un yollarını kesiştiriyor. Takdir görmediği otelden intikam hırsıyla ayrılan şefimiz bir darbeyi de karısından görerek iyice Giant otele bileniyor, tefecilerden borç alacak kadar gözünü karartıyor. Neyse ki yolu ışık ve gölge kredilerine düşüyor ve hikayemiz de böylece başlıyor.  Cansın Bay Işık 🙂

 

Olaylar dizide çok hızlı gelişip düğün gününde babası tutuklanan Sae-Woo’nun eşi de kendisini terk ediyor. Aynı anda kızımız çok sevdiği atının dördüncü seviye kanser olduğunu öğreniyor. Burada çevirmenin bir hatası mı var yoksa bilerek mi yanlış yönlendirmişler anlamadım  ama birkaç sahne Sae Woo doktoruyla kendi hastaymış gibi konuşuyor. Neyse efendim onca acıya dayanamayan kızımız sonunda  balataları yakıyor:) eskrim başlığıyla sokaklarda atı ile dolaşıyor. Onun da yolu böylece Bay ışığımız ile kesişiyor.

 

Poong karakterini ben gerçekten beğendim. Yeteneklerini bilerek kendine güvenmesi, azmiyle başarıya ulaşması hikaye içerisinde güzel anlatıldı. Eşi çok soğukkanlı ve acımasızdı. Karısını ölümüne seven şefimizin bir anda Sae-Woo’dan hoşlanmaya başlaması ise  çok anlamsızdı. Duygu geçişlerini hiç iyi yansıtamamış malesef ki senarist.  Karakterlere bakıyorsun sürekli aşk ve ahlak ile  ilgili  ahkam kesiyorlar sonra da gidip aynı hatayı kendi yapıyorlar. Yine de Chil-Seong ile ilişkisi, onu kırmadan incitmeden aşkına sahip çıkması benim takdirimi kazandı. Bir Sae Woo kadar bencil değildi, anlayışlı, insana değer veren duruşu takdire şayandı. Sadace yemek yaparken kayışları kopardı. O da olur o kadar.

Sae-Woo karakteri ise ilk bölümlerdeki masumluğu, parlak gülümsemesi ile kendini sevdirse de sonraki bölümlerde beni kendisinden soğuttu. Onu karşılıksız seven  Chil-Seong’a karşı tavrı çok nahoştu. Ben evliyim benden hoşlanma tiratları ne yazık ki kendisinde pek işe yaramadı, yüzsüzce gidip Poong’dan hoşlandı. Hani aşk bu kadar kolay değişmezdi, hani kocasından bu kadar çok hoşlanıyordu? Sadece  Chil-Seong’a bunları söyleyebildi maalesef kendiyle hesaplaşmasını göstermedi senarist.

 

Tahmin ettiğiniz gibi dizinin en beğendiğim karakteri Chil-Seong ‘du. Sürekli güneş gözlüğü ile dolaşması arada onları çıkartıp tekrar takması beni her defasında yerlere yatırdı. Garibanlığı ve yalnızlığı ile yüreklerimizi dağladı. Çetesi için bir baba olması, tüm yaşadığı kötülüklere rağmen kalbini temiz tutması güzel anlatılmıştı. Annesi ile olan dramı da beni hayli hüzünlendirdi. Bir de Sae Woo’nun  Chil-Seong’un acısını görmezden gelmesi acıyı katmerlendirdi. Annesi ile tekrardan buluşması iş hayatında büyük bir başarıya ulaşması sevindirse de Chil-Seong’un hikayesi sanki eksik kaldı, tamamlanamadı.

Mutfak sahneleri benim açımdan tam bir görsel şölendi. Pek çok yeni lezzet öğrendim. Sanki Kore’de sadece iki Çin lokantası varmışçasına Giant Otel ile Hungry Wok’un yarışması komik olsa da seyretmesinden ben oldukça keyif aldım. Ne hastane personeliymiş vessalam, gurme olarak her bölümde yer aldılar:) İlk başlarda birbirlerinden bağımsız olan ekibin son halleri de son derece profesyoneldi. Çete üyelerinin birer aşçı olmaları beni hayli sevindirdi. Son bölümlerde Sae Woo’nun aslında iş olsun diye yaptığı yemek yapmayı bir tutku şeklinde göstermeleri beni pek de ikna etmedi. Yine de Sae Woo sıkı çalıştı ve sonunda da hakkını aldı.

Kızımızın prenses sendromlu annesinin tavırlarını anlayabilen var mı? Elinden hiç bir iş gelmeyip sürekli şikayet etmesi yeterince sıkıcı iken son bölümlerde şef Poong’u kızına layık görmemesi olayı haddinden fazlaydı. Zenginken bir anda elinden tüm malvarlığın alınıp beş kuruşsuz kalıyorsun hala sınıf farkı deyip önemi olanın insanlık olduğunu anlamıyorsun. Vah ki ne vah. Aynı oyucunun hem  Chil-Seong’un annesini hem de  Sae Woo’nun annesini oynaması olayını da sevemedim. Herhangi bir bağlantı olmadığına göre gereksiz kafa karışıklığının ne anlamı vardı ki? Açıkçası ben bunların altından bir şey çıkacak mı diye dizi sonuna kadar bekledim:)

Final bölümünün  pek çok eksikliği olsa da genel anlamda tatmin ediciydi, beni kısmen de olsa mutlu etti.  Chil-Seong ile veteriner kızımızı bir kez daha buluşturup gangsterimizin de sevildiğini görsek iyi olurdu. Şef Poong’un ilk karısı bir anda ortadan kayboldu.  Sae Woo’nun annesinin yumuşadığını göremedik.

Nitekim Wok Of Love finalinde taşlar yerine oturdu, kaybedenler hayata yeniden tutundu. Aslında kaybetmediklerini öğrendiler sadece başka bir yola sevk edildiler. Tüm kaybedişlerinizin bu dizideki gibi sonuçlanması  temennisiyle.

 

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: