Hayat Şiirle Güzel-A Poem A Day Yorumları

Kore Dizileri

Written by:

Hayat şiirle güzelleşmiyor mu sahi? Bir dize anlatmaya yetiyor bazen hislerimizi; bir cümle kavuruyor içimizi. Ağlatıyor, acıtıyor kimileri. Kimisi de teselli ediyor yüreklerimizi. A Poem A Day dizisinde denildiği gibi;’ Bu dünyada hala şiirlerin harikulade hikayeler içerdiğine inanan eski moda insanlar var.’ Eğer sizde onlardan biriyseniz;eminim bu diziyi çok seveceksiniz.

Çok da iddialı olmayan ama içinde hazineler barındıran diziler vardır ya işte A poem a day’de o dizilerden biri. 2018 kore dizileri içerisinde kalplerimiz de yer edindiği kesin. Kore’de pek reytingleri iyi gitmemiş olsa da şiir ve edebiyatı çok seven şahsım için A poem a day’ın yeri her zaman ayrı olacaktır. Dizide kesinlikle entrika yok; ayak oyunları yok; sürpriz yok; ama aşk var; şiir var; harikulade insan hikayeleri var.

A Poem A Day ilk 10 bölümü oldukça iyi, sırıtarak seyrettiğim bölümleri epey bir fazla. Lakin son bölümleri için bunu söylemek güç. Tempo biraz daha düşerek ağırlaşıyor ama asla bıktırmıyor. Güldürüp ayrıca düşündürenlerden dizimiz bir de. Çıkardığım derslerle ilgili bir yazıyı ayrı yazmayı düşünüyorum.Şimdilik seyretmeyi düşünenlere benim gibi eski modaysanız şiddetle tavsiye ediyorum. A Poem A Day oyuncuları ve konusu ile ilgili yazıma şuradan ulaşabilirsiniz. Buradan sonrası ağır spoiler içerir. Ayrıca diziyi seyredenler için eğlenceli bir ankette hazırladım. Tarafınızı belirtebileceğiniz A poem a day dizisinde neleri sevdik anketi buradan ulaşabilirsiniz.

 

A Poem A Day Replik Ve Yorumları

Ana karakterimiz Bo Young namı değer Ağlak Bo Young son derece duygusal, naif, sevimli ve düşünceli bir karakterdi. Sakarlıkları; aşık olduğunda tam bir aptala dönüşmesi beni oldukça güldürdü. Doktor Ye ile ilgili kurduğu hayaller, mutluluktan havalara uçup salıncakta sallanması gibi aşkın en güzel hallerini yansıttılar. Şiir sevip şiirle teselli bulması da ayrı bir hoştu. Geçim mücadelesinde yılan hikayesine dönen kadrolu çalışan olma meselesi tüm gençliğin çığlığıydı adeta.

A poem a day 1. bölümden itibaren  ismiyle uyumlu olarak her bölümde konuya uygun olarak seçilmiş şiirlere yer verdi. İlk bölümlerde sadece Bo Young’un ağzından dinlediğimiz dizerler; bölümler ilerledikçe diğer karakterlerin ağzından da dökülmeye başladı. Sadece aşk değildi şiirlerimizin konusu. Geçim sıkıntısı, anne sevgisi; baba ile olan ilişkiler ve daha pek çok güncel konu da yer buldu. Kore dillinden Türkçeye çeviri olduğu için kafiye düzeni değiştiğinden bazı şiirler kulağımıza pek hoş gelmese de genel anlamda ben beğendim şiirleri. Konuyla uyumu da oldukça mükemmeldi şiirlerin.

Karakterlerin hepsi güzel seçilmiş ve işlenmiş dizimizde. Hepsinin hikayeleri de güzel anlatıldı. Shin Min Ho; Jo Young; Kim Dae Bang; Nam Woo; Doktor Kim. Hele Jo Young; Kim Dae Bang ikliisi, tuhaflıkları ve arkadaşlıkları ile dizinin seyir keyfini arttırdı. Kendimde kararsız olduğum için  Dae Bang’ı anlıyabiliyorum.Fighting Kim Dae Bang 🙂

Dizi gerçekten eğlenceli sahneleri ile zaman zaman beni yerlere yatırdı. Bu sahnelerin çoğunda Doktor Ye’nin sahneleri vardı sanırım. Adamın robotik tavırlarını çok iyi mizah unsuru haline getirmişler. En güldüğüm sahneler; 1. Doktor Ye’nin çıktıkların ertesi günü hastanede yaptıkları 2.Min Ho’nun takılıp düşmesi ile gelişen olaylar:)  3.Jo Young’un röntgen odasında başından geçenler:) 4.Şefin Bo young’un işi alamadığı için ağladığını düşündüğü sahneler 5).De Bang’ın Doktor Kim tarafından tedavi edilmesi gibi sayamadığım pek çok eğlenceli sahnesi vardı.

Hasta hikayeleri de güzel işlenmişti. Doktorlardan elma soymalarını isteyen adamın hikayesi; kızı zorlanmasın diye yemek yemeyen felçli anne; hastanede yapılan evlenme teklifi gibi pek çok duygusal hikaye benim gözlerimi yaşarttı.

A poem a day Jang dong-yoon sevenler bana kızacaktır lakin Shin Min Ho’yu; başta her şeyi oyun gibi gören alaycı tarafından dolayı sevmesem de sonrasında alıştığım ve üzüldüğüm bir karakter oldu kendisi. Zengin olduğu için okula gitmek istemeyip kafe açmaları için anne ve babasına yalvarma sahneleri epey güldürdü beni. Hiç bir zaman Bo Young ile dalga geçme fırsatını kaçırmadı.Yalnız olduğu için sevmeyi bilmeyen bir çocuktu. Öğrenmesi zamanını alınca maalesef ki Bo Young’ a geç kaldı. Bu diziden de çıkarılacak en önemli ders de zamanlamanın önemi olarak bizlere kaldı. Neymiş Min Ho efendi; aşk ile alay edilmezmiş  ve aşka geç kalınmazmış. Güzel yağmurlar mevsimini kaçırandır; aptal olan:)

Doktor Ye ise robotik; tavsiye makinesi, yakışıklı doktorumuz. Ben oldukça sevdim bu karakteri; Dediğim gibi dizinin eğlence yönünü sırtlanmış gibiydi. Aldatıldığı için kırgındı, mesafeliydi hep. İnsanlara yakınlaşmaya çalışma sahneleri epey güldürdü. Bo youngla yakıştırdım; ona kıymet verdiği, önemsediği her halinden belliydi. Soğuk bulanlar Min Ho’yu daha yakıştıranlar olmuş lakin bence kendi karakterinden ancak bu kadar taviz verebilirdi Doktor Ye. Yavaş yavaş da olsa açılıyordu zira.Değişimler bir anda olmaz tabi ki. Senaristler sağolsunlar mantıklı bir senaryo ortaya koymuşlar.

10 yıl önce ailesi iflas eden Nam Woo’ da dizinin sağlam karakterleri arasındaydı. Yurt odasındaki maceraları, zenginken yaptığı şeyleri anlatması; timsahını sonuna kadar koruması güldürdü. Kız arkadaşının ve ailesinin öyküsü ise epey hüzünlüydü.Bittin sen  Nam Woo, bittin sen:)

A poem a day finali güzel olmasına güzeldi lakin pek tatmin etmedi beni. Biraz daha mutlu son görebilsek daha memnun olurdum. Doktor Kim ile Dea Bang’ın ilişkisini çok görmek isterdim. Aynı zamanda Dae Bang’ın kararsızlığını yenmesini; Nam Woo’nun iş bulmasını; Min Ho’nun yeniden sevebilmesini görmek isterdim. Bo Young ile Doktor Ye’nin ilişkilerini herkese  açıklayıp sağlamlaştırdıklarını seyretmek de güzel olurdu.

Ez cümle; A poem a day benim gibi Hopeless Romantic olanların seveceği, şiirle aşkı birleştiren yanında güzel insan hikayeleri barındıran enfes bir yapımdı. Soundracki çok öne çıkmasa da bir şarkısı hoşuma gitti benim . Aşağıya onu da ekleyerek A poem A day’dan bir şiirle bitireyim bu yazıyı. Şiirle dolu günlerinizin olması temennisiyle…

 

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: