Kore’nin Friends’i Eulachacha Waikiki Yorumları

Kore Dizileri

Written by:

Friends’i gerçekten çok severim. Ne zaman kendimi kötü hissetsem açar bir bölüm izlerim. Mutlaka güldürür, sizi o arkadaşlığın içine götürür. Bir süre sonra o grubun bir parçası gibi hissetmeye başlarsınız, Chandler gibi güler, Monica gibi ağlarsınız. Centrel Perk’de saatlerce oturup, arkadaşlarınız ile sohbet etmenin hayalini kurarsınız. İşte Eulachacha Waikiki de Friends tadında, arkadaşlığın absürt komedi ile birleştiği iyi bir Kore dizisi olmuş. 20 bölümü ile komediye doyurarak, 2018’in en iyi kore dizileri arasında yerini bulmuş.

 

Eulachacha Waikiki konusu itibariyle bir misafirhane işleten üç arkadaşın başına gelen olayları anlatsa da ilerleyen bölümlerde eklenen üç kadının da  hikayeleri diziye renk katıyor. Başlarda birbirlerinden pek de hazzetmeyen bu altılının gitgide sağlamlaşan arkadaşlıklarını görüyorsunuz.  Dizide kesinlikle üzüntü diye bir şey yok, herhangi bir karakter bir sıkıntı yaşadığında diğerleri toplanıp  çözmeye çalışırken kendilerini daha absürt bir duruma sokuyorlar. Kendinizi ağız dolusu gülerken buluyorsunuz, başkaları adına yine siz utanıyorsunuz:)

Parça parça romantizmin de olduğu dizide kendinizi karakterlerin yaşadıkları absürtlüklere bu kadarı da olmaz derken  bulacaksınız.  2. sezon onayı da alan dizimize şans vererek, çok geçmeden Eulachacha Misafirhanesine uğramanızı tavsiye ediyorum. Spoiler uyarısı ile detaylı Eulachacha Waikiki yorumlarıma geçiyorum.

 

Eulachacha Waikiki Replik ve Yorumları

Eulachacha Waikiki 1. bölümde işlettikleri misafirhaneleri borç batağında olan üç arkadaşın evlerinde davetsiz bir misafiri bulmalarıyla başlıyor. Bebek nereden geldi konusu çok uzatılmadan, bebeğin annesi ortaya çıkıyor. Yoona ile sol bebeğin de eklenmesiyle tamamlanıyor ekibimiz.

Dizide herhangi bir başrol olmadığını seyrederken görüyorsunuz. Altı karakterinin tümü de dizi içinde  yaşadıkları absürt olaylarla karşınıza çıkıyorlar, sizi gülmekten kırıp geçiriyorlar. Lakin  Lee Jun-Ki’nin biraz daha ön planda olduğunu söylersek yanlış olmaz. Welcome To Waikiki Lee Yi-Kyung için bir sıçrama tahtası olmuş, oyunculuk maceraları ile diziyi sırtlamış  götürmüş  adeta. Gerek karakter olarak gerekse yaşadığı oyunculuk tecrübeleri bakımından Friends’in Joey’sine çok benzetmişler. Ben seyrederken oldukça keyif aldım. Mizahın izahı olmaz lakin benim en çok güldüğüm  Le Jun Ki sahneleri ise şöyle sıralandı;

  • İlk bölümde yer alan konuşmayan başrolü anlama çabası beni yerlere yatırdı. Herkesin nasıl olup da işaretleri anladığını çözmeye çalışması görülmeye değerdi. Tam çözdüm bu işi derken adamı öpmesiyle kırıp geçirdi.

  •  Mutant kılığında otobüse binmesi inanılmaz komikti. Kendisi gibi şöhret yolu kovalayan kel yedek oyuncu ile karşılaştıkları her sahne güzel işlenmişti.

  • Rolü için ağda yaptırması, ağda yaptırdığı kişinin sevgilisinin kız kardeşi çıkması, daha sonra üstüne ramen dökülmesi ile başına gelenler…:) bu kadar da olmaz dedirtti.

 

  •  Tek kaşının yanması, rol aldığı ilk uzun metrajlı dizinin ilk sahnesinde şeker yedirilerek öldürülmesi  sahneleri dizinin en iyi sahneleri arasında yer aldı. Friends’de de Joey’nin de başına böyle bir şey gelmişti. Oynadığı bir dizide kadrodan çıkartmak için asansör  boşluğuna düşürüp öldürmüşlerdi zavallımı, şekerle öldürmek de komikti 🙂

Soe Jin ile ilk çıkmaya başladıklarında onu küçük bir kız çocuğu gibi görmesi  ise efsane idi. Hep merak etmişimdir zaten birlikte büyüyenler bir anda nasıl bu kadar birbirlerine farklı bakabiliyorlar diye. Senarist bu güzel konuyu da kaçırmayarak iyi bir hikaye yakalamıştı.

  • Satış kanalı için kemik yemesi, Kamlumbağa Elizabeth ile olan iletişimi:), ilk hayranına yaptıkları, Cindy fanlarından çektileri ve daha neler neler 🙂

Kim Jung-Hyun’un  biraz abartılı oynadığı Kang Dong-Goo karakterini  ise seyredenlerin pek beğenmediklerini okudum. Ben abarttığını kabul etsem de, seyrederken pek rahatsız olmadım. Yoon-A ile olan ilişkisini hoş buldum. Başta hiç haz etmediği Yoon-A’dan zamanla hoşlanmaya başlaması güzel işlenmişti. Sahiplenişi, kıskançlıkları, Hyun Joon ile yarışması görülmeye değerdi. Yoon-A’nın dediği gibi sevdiği gözlerinden belli oluyordu 🙂 . En çok güldüğüm ilk beş Kang Dong-Goo  sahnesi ise şöyle sıralandı;

  • Yoon-A’nın hediye ettiği civcivli tişörtü Hyun Joon ile aynı gün giymeleri ve daha sonra yaşananlar epey komikti.

  •  Bozulmuş mantarı yedikten sonra yaşadıkları aşırı komikti, Zar zor yürüyüp tuvalet ararken Min Soo-A ile karşılaşmaları, seyyar tuvaleti satın almak zorunda kalması epey güldürdü.

  • Doğum günü çocuğu için yaptığı Matrix temalı klip ise efsane idi.
  •  Yönetmenle toplantı sırasında bir anda ağzından çıkanların muhteşem bir fikir olarak kabul edilmesi beni her seferinde güldürdü.

Bong-Doo-Sik ise aşktan bir türlü yüzü gülmeyen talihsiz arkadaşımızdı. Gözlüğü, eşofmanları ve sürekli cips yemesi ile aşırı sevimliydi. Başına gelenler pişmiş tavuğun başına gelmedi.En çok güldüğüm Bong-Doo-Sik sahneleri ise şöyleydi;

  • Yazdığı uzaylı ile Bruce Lee hikayesini anlatan  internet romanı zaten başlı başına komikti. Final bölümünde onun senaryosunu çekmeye başlamaları güzel olmuştu.

  • Patronun kızına yanlışlıkla gönderdiği mesaj sonrası başına gelenler kopardı.
  • İlk aşkı ile farklı bir sektörde 🙂 karşılaşıp iş arkadaşları olmaları epey bir absürt olmuştu.

  • Rebacca’ya binip Min Soo-A ile çıktıkları  yol burunlarından geldi:) Eve geldikten sonra  Le Jun Ki’ye bence artık Rebacca’yı parçala demesi beni yerlere yatırdı:)

  • Ukraynalı sevgili yapması, çevirmen vasıtası ile anlaşmaları komikti. Bu bölümde beni asıl güldüren bu nasıl olur diye eriyip biten  Le Jun Ki ile Kang Dong-Goo   oldu.

 

Dizimizin kadın karakterlerinden Yoon-A’yı da itici bulanlar olmuş lakin ben sevdiğimi söyleyebilirim. İlk bölümlerde çok tuhaf bir karakter olarak gösterseler de sonraki bölümler giderek normalleşti. Rapçi olma hayali, yaptığı rapler beni hayli eğlendirdi. Sol bebek için ayrı bir başlık açmak istiyorum efendim. O nasıl bir tatlılıktır öyle.İçimizin yağlarını eritti. Yalnız Yoon-A dışında herkes Sol  bebekten sorumluydu neredeyse:) Küçücük bebeği hep emanet edip, başka işler yaptığını gördük dizide 🙂

Kang Seo-Jin’de dizinin komedi yükünü sırtlayan kadın karakterlerden biriydi. Chewbaca benzetmesi, sakallarının çıkması, bluzsüz iş mülakatına gitmesi ve Rebecca’da başına gelenler güldüğüm sahneleriydi. Ben Le Jun Ki ile kendisini pek yakıştıramadım. Kendisinin de şüphelendiği gibi Le Jun Ki pek Seo-Jin’i sevmiyor gibiydi. Ama birlikte yaşadıkları maceralar epey komikti.

Dizimizin sinsi güzeli Min Soo-A başta kendinden soğutsa da eve yerleştikten sonra kendisini sevdirdi. Eski arkadaşının evinde kalma olayı çok Amerikanvari olmuştu. 29 yaşında hayata yeniden başla çalışmaları ise ilham vericiydi.

Eulachacha Waikiki de ayrıca seyrettikleri Wife Desire  dizisine epey güldüm. Hem karısının hem de gelinin kızı olduğunu öğrenen adamın uzaylı çıkması 🙂 ağız dolusu güldürdü. Tüm ekip gibi ben de ayak da alkışladım. Ekibin her sorunla karşılaştıklarında (Kenchana, Kenchana) sorun yok demeleri, bir şey yapmaya karar verdiklerine (Kazo, Buzo:)) hadi yapalım diye bağırmaları ayrı bir sevimliydi. Waikiki misafirhanesinin iç dizaynı çok iyiydi.

Dizide sevmediğim yerler ise çok fazla gaz çıkarma sahnesinin kullanılması idi. Tamam bir iki güldük ama özellikle Min Soo-A’ya hep bunu yaptırmaları benim hiç hoşuma gitmedi. Yine bazı sahnelerde devamlılık yoktu, bu tip dizilerde geçmişe atıf yapılarak eski sahnelerin hatırlatılması daha keyifli olabilirdi Eulachacha Waikiki  de ise bir olay yaşandı mı hemen kapanıyor, eski sevgililer eski olaylar çabuk unutuluyordu.

Uzun lafın kısası, Eulachacha Waikiki 20 bölümü ile sizleri sıkıntılı dünyanızdan uzaklaştırıp neşelendirecek antideprasan etkili bir diziydi. Soundtarcki de kendisi gibi oldukça eğlenceli olan dizinin 2. sezonunu merakla bekliyoruz efendim.

 

 

 

D

2 Replies to “Kore’nin Friends’i Eulachacha Waikiki Yorumları”

  1. Merhaba, merhaba CN:MONA 🎈 Efendim sizi ve yazılarınızı pek özledim. Baktım maillerimin arasında Friends’e benzettiğiniz bir dizi! Hemen olay yerine intikal ediyorum,maillerden iletişimimize devam edelim inşallah diyorum, kucak dolusu kucak ve öpücüklerimle 🍀🍇🌿

    • admin dedi ki:

      Merhabalar Bianca 💜💛💚 Ben de yorumlarını özlemiştim, iyi geldi seni okumak ✨✨ Friends kadar olmasa da ben sevdim Eulachacha Waikiki’yi. Baya eğlendirdi beni, vaktin varsa bir an önce başla derim. İrtibatı koparmayalım tabi ki📫 Muhabbetle🌿🌿🌿

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: