Kore’nin Ufak Tefek Cinayetleri-Secret Mother Yorumları

Kore Dizileri

Written by:

Ufak Tefek Cinayetler hazır geçen hafta final yapmışken, ona çok benzeyen bir Kore dizisi olan Secret Mother yorumları ile karşınızdayım. Sıradan ev hanımlarının sıradışı sırlarının anlatıldığı Secret Mother’ı tamamladım, keyif aldım.

Seyretmeye başladığımda işte Kore dizilerinin de bizlerden uyarlama yaptığı günlere ulaştık demiştim. Bir parti, havuza düşen bir kadın ve şüpheli diğer kadınların sorgulama odası görüntüleri, bu bizim Ufak Tefek Cinayetler değil mi diyerek seyrettim. Gerçi UTC’nin de  BigLittle Lies’a çok benzediğini duymuştum. Lakin konu bizim diziden çok farklı yönlere gitti Secret Mother’ da. Tabi adamlar müzikli bakışmalar yerine senaryo yazabildikleri için 50 bölüm kimin öldüreceğini beklemedik, konudan konuya evrildik, heyecanlandık, yer yer gerildik. Ben beğendim açıkçası, pek çok olayı baştan tahmin edebilmenize rağmen keyifle seyrediyorsunuz, diğer bölümü merak edip sıkılmıyorsunuz. Utc’den daha tutarlı ve heyecanlı bir dizi olduğunu söyleyebilirim. Yer yer bazı yan karakterlerin hikayeleri tat vermese de ana hikayedeki iki kadının performansını beğendim. Finali de güzel bir mesajla kapatmışlar,heyecanlı bir ev hanımı dizisi yapmışlar. 

Secret Mother konusu ile ilgili yazdığım yazı linkini de şuraya bırakarak, spoiler uyarısıyla detaylı Secret Mother yorumlarıma geçiyorum.

Secret Mother Yorumları

Secret Mother dizisini genel anlamda üç kısımda ele alabiliriz bana göre. İlk 15 bölümde Kim Eun Young’ın  ablasının kaybolmasıyla ilgili olduğunu düşündüğü  doktor Yoon Jin’inin evine sızıp gerçek sorumlunun Yoon Jin değil de Han Jae Yeol olduğunu öğrenmesini seyrediyoruz. 15. bölümde ilk bölümde gösterilen havuz sahnesi  gerçek oluyor ve biz sonraki bölümlerde ortaya çıkması istenilmeyen bir sırrın gün yüzüne çıkmasına şahit oluyoruz.

2. kısımda Yoon Jin’in kocasına yönelik ithamlarla sarsılması ve şüphelenmeye başlaması bölümlerde yer alırken, 23. bölümde ipler tamamen kopuyor ve Yoon Jin ile Kim Eun Young’un işbirliğine şahit oluyoruz. Bu son kısımda bambaşka bir Yoon Jin ortaya çıkarak büyük bir cesaret örneğini gösteriyor ve yaptığı başarılı hamleler ile gerçekleri su yüzüne çıkararak final bölümüne eriyoruz.

Ben iki güçlü kadın olan Yoon Jin ve Kim Eun Young’un performansını beğendim. İlk bölümlerde kafası oldukça karışık, güvensiz Yoon Jin’in gelişimini seyretmek keyifli idi. Mutsuzluğa var mısın yazımda da belirttiğim travma bu ailede de yer alıyor, kızlarının bilinmeyen bir şekilde ölü bulunması olayı ailede pek çok konuşulmayıp, cevap bulamayınca 
Yoon Jin bu acıyı unutma ve hiç olmamış gibi yapma davranışı sergiliyor. Ama içten içe yanlış bir şeyler olduğunu seziyor ve ilan bile verdirerek gizli gizli davayı araştırıyor. 

Kim Eun Young’un ablasına bağlılığı, onun için her şeyini riske atıp çabalaması takdire şayandı gerçekten ama süperkahraman gibi korkusuzca davranması bana çok inandırıcı gelmedi. Kumpası kurmak için harcadığı paraların suyu nereden geliyor merak ettim. Kanada’daki basit öğretmenimizin bu kadar planlı çalışması dediğim gibi  pek inandırıcı olmasa da ben sevdim bu karakteri. Min Joon’a öğretmenlik yaptığını pek göremedik ama ablası için iyi çalıştı.

Han Jae Yeol ilk gördüğümüz andan itibaren tahmin ettiğimiz gibi dizinin kötüsüydü. Zaten bunu gizlemek için de uğraşmamışlar senaristler asıl sakaladığı sırrın ne olduğu  konusunda seyirciyi şaşırtmaya çalışmışlar. 
Kim Eun Young ile ilk tanışmalarında bile bakışlarından bir şeyler gizlediği anlaşılıyor. Ben ilk bölümde çıtlatılan bir aldatma mevzusu mu olacak aralarında derken konu çok farklı şekilde devam ediyor. 

Dizinin başka bir yok artık dedirten unsuru Seul’deki tek polis memurmuşçasına her taşın altından çıkan yakışıklı dedektifimiz Ha Jung-Hwan’dı. Varını yoğunu ortaya koyarak tek bu davayla ilgilenmesi absürt olsa da iyi oynadı. Kang Hyun Chul’u cenazede kaçırmaları saç baş yoldursa da işinde başarılıydı. Ajummamız ile iyi bir ikili oluşturdular.

 Dizinin eğlencelik sosu niteliğinde devam eden 3 ajumma konusu bazen sıksa da çocukları üzerinden yarışan anneleri göstermesi açısından ibretlikti. Aralarından ben en çok  çocuğunun eğitimi için boşanan dobra ajummamuz Hwa Sook’u beğendim. Noodle dükkanı açan Ji Ae’nın kendi ayaklarının üstünde durması hikayesi de izlenebilirdi de Kang Hye-Kyung bir çocukla eşini aldatma hikayesine dayanamadım. O  zengin kadın avcısı olup da aşık olmuş numarası yapan çocuk yüzme hocamız neydi öyle:)

Dizinin hastanedeki kötüleri kayınvalidemiz ve onun yardımcısı yılan doktorumuz da Yoon Jin’ini deli gösterbilmek için fazlasıyla uğraştılar. Hani kayınvalidenin sebeplerini bir nebze de olsa anlayabiliyoruz da doktor kızımız neden bu kadar kin doluydu merak ettik, Yoon Jin’in onu da alt etmesiyle içimizin yağını erittik:) Bir ara ciddi ciddi akıl hastanesine kapatacaklar demiştim ajummamızı:)

Kim Hyeon Joo’nun ben de öldürüldüğünü düşünüyordum açıkçası ve son ana kadar dizinin adı olan Secret Mother’dan ötürü Han Jae Yeol’un ondan bir çocuğunu olduğunu ya da Min Ji’nin onların kızı dahi olabileceğini düşünmüştüm. O kadar da değil dediler:) Babanın kızını öldürmesi gerçeği yeterince sarsıcı diyerek bitirdiler. Han Jae Yeol’un bu gerçekle hiçbir şey olmamış gibi  yaşamaya devam etmesi kan dondurucu gerçekten. Annesinin ise çoçuğunun böyle bir hatasını örtmeye çalışması ve bundan pişmanlık duymaması sahneleri ise yıkıcıydı. 

Dizide beğendiğim diğer noktaları toparlayacak olursam, ajummaların kıyafetleri genel olarak güzel olsa da Yoon Jin’in havuz partisindeki giydiği elbiseye ayrı bir bayıldım:) Min Joon’un rol yaptığı yer yer belliydi lakin kendisi pek bir sevimliydi. Öğretmenleri ile çalışırken evde kullandıkları akıllı tahtaları havalıydı. Ost’da yer alan Nothing şarkısı da hoştu.

Secret Mother finali zaten çoktan çözülmüş olan sırla herkesi yüzleştiriyor. Kızını kaybeden annemizi adeta bir daha yıkıyor. Tereddüt bile etmeden yanlışa dur diyor Yoon Jin, oğlu için bile gerçekleri örtmeye çalışmıyor. Korkularının üstüne giderek, rol yapmadan tüm sorumluluğu üstleniyor, önemli bir ders veriyor seyredenlere. Ben verdikleri mesajla güzel bir final yaptıklarını düşünüyorum. Suyun altında neler olabileceğini düşünmeden derinlere inmeye cesaret edebilen tüm kadınlara bu diziyi ithaf ediyorum.

Lafı güzaf efendim, Yoon Jin’in dediği gibi bizi korkularımızdan kurtaran ne ilaçlar ne de doktorlar olacaktır. Sahte yalanlarla yaşamaktansa, acı gerçeklerle yüzleşmeyi bilmeliyiz, o zaman yaşadığımıza gerçek hayat diyebiliriz. Acılarımızı kabullenmeli, kendimize bir şans daha vermeliyiz.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: