Zordur Polis Olmak- Live Kore Dizisi Yorumları

Kore Dizileri

Written by:

Live dizisini tek kelime ile tarif et derseniz, zordur polis olmak derim. Polis olmanın ne denli mücadele gerektiren; zorlayıcı ve bir o kadar da kutsal bir meslek olduğunu ustaca anlatan güzel bir yapımdı Live. Hele herkesin birbirine nefret kustuğu bu dönemde  polis olarak sinirlerine hakim olup görevine devam etmek ne büyük emek gerektiriyormuş. İşte Live dizisi polislere bakış açımı değiştirerek; bu kadar zahmete rağmen işini iyi yapanlara karşı saygımı artırdı. Bence Türk  polis teşkilatı Live dizisinin yayın haklarını alıp  ülkemizde kamusal yayın şeklinde yayınlanmalı. Bir Arka Sokaklar seyircisi olmadığım için; Türkiye’de polislerin işlerinin zorluğunu yansıtan böylesi  bir yapım var mı bilmiyorum. Ama Live dizisi ile Koreliler bu işi başarmışlar. Ben etkilendim. Polis olmadığıma şükrettim 🙂

Seyretmeyenleri Live dizisi konusu yazıma yönlendirerek müsadenizle ayrıntılı  Live yorumlarına geçmek istiyorum.

 

Live Replik ve Yorumları

Live 1. bölümünü beğendiğimi diğer yazımda da belirtmiştim. Jeong-o ile Sang Sun’ un mezun olduktan sonra iş bulma mücadelelerinde kendimi gördüğümü söyleyebilirim. Gençliğimizin kanayan yarası maalesef. En son çare olarak polisliğe başvurmaları da bizim ülkemizi hatırlattı. Burada da üniversite mezunları kendi bölümlerinden iş bulamayınca polis olmaya çalışıyorlar ya o hesap işte. Sınavı kazanmakla bitmiyor polislik asıl zorluk bundan sonra başlıyor.

 

Dizilerde genelde hep seri katilleri araştıran cinayet vakalarına bakan polisleri görüyoruz. Bu sefer ise polisler arasında  pek de popüler olmayan devriye bölümünü konu alıyor dizimiz. Aynı bölüme giren Jeong-o , Sang Sun ve Hye Rin’in devriye bölümüne adapte olmalarına şahit oluyoruz. 1 yıl daha stajer memur olan üçlümüz tabi hemen büyük vakalar istiyorlar. Kusmuk temizlemeye isyan ediyorlar. Lakin işin aslının kitaplarda ve filmlerde  gösterildiği gibi olmadığını acı tecrübelerle yaşıyorlar.

Başrolümüz Sang Sun’uyu ne yalan söyleyeyim pek sevemedim. Başlarda performansını artırmak için her davaya atlayıp bir çuval inciri hep berbat etmesi beni sinirlendirdi. Hye Rin’in de ondan aşağı kalır yanı yoktu. İlerleyen bölümlerde biraz daha normale dönselerde tüm yaşadıklarına rağmen Jeong-o benim gözümde daha ön plana çıktı. Gayri meşru bir çocuk olup; küçük yaştayken tecavüze uğraması o soğuk görünümünün altında yatan acıları bizlere gösteriyor. Karşılaştıkları davada tecavüze uğrayan kızlara yardım edip; onları teselli etmeye çalışması yüreğimi burktu.

Jeong-o ile Kıdemli Memur Choi’nin birlikte olmasını dilerdim. Çok yakışmışlardı, Sang Su ile kızımızı pek yakıştıramadım. Choi düşenceli, nazik tam bir beyefendiydi doğrusu. Saldırıyı atlatamadığını itiraf edip ayrılmak isteyan kızımıza; sorunun onda olmadığını hatırlatarak yürekleri kazandı.

Dizide yok yok zaten; tecavüzden, rüşvete, eşine dayaktan, polise dayağa kadar pek çok toplum yarasına değinmiş. Polislerin hep dezavantajlı olması, suçlanması güzel işlenmiş. Başta da dediğim gibi her karşılaştıkları zor durumda bir oh çektim başıma gelmediği için.  Jeong-o’nun şok tabancası kullandığı kadının hamile olması; kavgayı ayırmaya çalışırken ittiği sivil tarafından dövmekle suçlanan polis; kurbanı kurtarmak adına silahını ateşleyen Sang Sun’un katil olarak basına yansıması  gibi pek çok olay içler acısıydı gerçekten.

Oh Yang Chun ve Şef An’da dizinin önemli karakterlerindendi. Oh Yang Chun’un tarzını sevdim; yanlışlara karşı dik duruşu takdire şayandı. Final bölümünde yaptığı konuşması acı gerçekleri yüze vurdu maalesef.

 

Genel anlamda Live finalinin de tatmin edici olduğunu söyleyebiliriz. Finalde tüm o sorunların bir anda çözülüp toz pembe görünmesi adettendir. Buradada da böyle oldu. Karakol ekibinin her bir polisi hikayeleri ile birlikte çok iyilerdi gerçekten. Özetle ben Live dizisini beğendim; pek çok ders aldım. Polislere karşı anlayışımı artırdım. Dediğim gibi objektifin bir de diğer tarafından bakmak isteyenlerin mutlaka seyretmesi gereken bir yapım.

 

 

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: